Fonksiyonel Tıp Kan Bulgularını Nasıl Yorumlar?
Çoğu zaman kendimizi yorgun/bitkin hissederiz. Bazen güçsüz saçlarımızın, kırılan tırnaklarımızın, bir türlü ısınmayan ellerimizin ve ayaklarımızın sebebini bulmak isteriz. Şikayetlerimizin çoğunun vitamin mineral eksikliğinden kaynaklanabileceğini okuruz çoğu zaman ama doktora gittiğimizde “Tahlillerin normal, bir şeyin yok” cevabını alırız. İşte bunun sebebi, laboratuvarların belirlediği referans aralıklarının, toplumun genel ortalamasına (ki bu ortalamaya hasta bireyler de dahildir) göre belirlenmesidir.
Fonksiyonel tıp ise Optimal Aralığı baz alır. Bu, vücudun biyokimyasal süreçlerinin en verimli çalıştığı dar banttır. Yani sadece hasta olmama değil iyilik halinin korunmasına odaklanılır.
1. Kan Şekeri ve İnsülin Dengesi
Diyabet tanısı konması için açlık kan şekerinin 126 mg/dL’yi geçmesi beklenir. Ancak fonksiyonel tıp, hasar başlamadan önlem almayı hedefler.
- Açlık Kan Şekeri: 75 – 85 mg/dL (90’ın üzeri riskli kabul edilmeye başlar).
- Açlık İnsülini: 2 – 5 uIU/mL (Yüksek insülin, vücudun yağ depolama modunda olduğunun ve inflamasyonun işaretidir).
- HbA1c (3 Aylık Şeker): %4.5 – %5.2 arası.
2. İnflamasyon Göstergeleri
Vücudun içinde sessiz bir yangın olup olmadığını anlamak için en kritik parametrelerden biri CRP’dir.
- hs-CRP (Yüksek Duyarlılıklı CRP): < 1.0 mg/L olmalıdır. 1.0 – 3.0 arası orta risk, 3.0 üzeri ise vücutta aktif bir inflamasyon olduğunu gösterir.
3. Tiroid Paneli
Klasik tıpta sadece TSH bakılması yaygındır. Fonksiyonel tıp ise buzdağının altına, yani hormonların hücre düzeyindeki etkisine bakar. Tiroid vücudun tümünü etkileyen çok önemli bir organımızdır.
- TSH: 0.5 – 2.0 mIU/L (Laboratuvar sınırı 4.5’e kadar çıkabilir ancak 2.5 üzeri genellikle “subklinik hipotiroidi” belirtisidir).
- Serbest T3: 3.0 – 4.0 pg/mL.
- Serbest T4: 1.0 – 1.5 ng/dL.
4. Vitamin ve Mineraller: Depolar Dolu mu?
“Eksiklik sınırında” olmakla “yeterli” olmak aynı şey değildir.
- D Vitamini (25-OH Vitamin D): 50 – 80 ng/mL (Bağışıklık ve otoimmüniteyi yönetmek için 30 altı yetersizdir).
- B12 Vitamini: 600 – 1000 pg/mL (Hücre onarımı ve beyin sağlığı için).
- Folat (B9 Vitamini): > 10 – 15 ng/mL. (Hücre bölünmesi ve ruh sağlığı için kritiktir. Ancak sentetik folik asit yerine aktif form olan metilfolat düzeyine odaklanmak gerekir.)
- Homosistein: 5 – 7 µmol/L. (Bu değerin 10’un üzerine çıkması, damar sertliği, Alzheimer riski ve B vitaminlerinin eksik kullanıldığının en önemli habercisidir. Fonksiyonel tıpta “en kilit” takip parametrelerinden biridir.)
- Magnezyum (Serum): 2.2 – 2.5 mg/dL (Ancak eritrosit içi magnezyum ölçümü çok daha doğru sonuç verir).
- Ferritin (Demir Deposu): Kadınlarda 50 – 100 ng/mL arası idealdir. Çok düşük olması yorgunluk, çok yüksek olması (150+) inflamasyon belirtisidir.
- Çinko (Serum): 90 – 120 µg/dL.
- Çinko / Bakır Oranı: Yaklaşık 1.0 ile 1.2 arası. (Bakırın çok yüksek, çinkonun düşük olması kronik inflamasyon ve anksiyete ile ilişkilendirilebilir.) (Bağışıklık denince akla hemen Çinko gelir ancak bu ikilinin arasındaki denge çok daha kritiktir.)

5. Karaciğer ve Böbrek Fonksiyonları
Karaciğer enzimleri referansın en üst sınırındaysa, bu “normal” değil, karaciğerin zorlandığı anlamına gelebilir.
- AST ve ALT: 10 – 25 U/L arası.
- GGT: 20 U/L altı (GGT’nin yükselmesi genellikle oksidatif stres ve detoks kapasitesinin azaldığını gösterir).
- Ürik Asit: 3.5 – 5.0 mg/dL. (Yüksekliği sadece gut hastalığıyla ilgili değildir; früktoz tüketiminin fazlalığına ve hücre içi strese işaret eder.)
6. Lipit Profili
Sadece “Toplam Kolesterol” değerine bakmak yerine, fonksiyonel tıp, kolesterolün dağılımına bakar.
- Trigliserid / HDL Oranı: < 2.0 (Hatta ideali 1.0’a yakın olmasıdır). Bu oran, kalp hastalığı riskini belirlemede kolesterolün kendisinden çok daha güvenilir bir göstergedir.
- VLDL Kolesterol: < 15 mg/dL. (Damar tıkanıklığına meyilli olan “tehlikeli” yağ formudur.)
Özet: Biyokimyasal Parmak İziniz
Fonksiyonel tıp, rakamlara sadece birer veri olarak değil, vücudunuzun size gönderdiği birer mesaj olarak bakar. Eğer sonuçlarınız referans aralığında olduğu halde kendinizi iyi hissetmiyorsanız, bir fonksiyonel tıp uzmanı ile “optimal” değerlerinizi değerlendirmek sağlığınızın geleceği için en iyi yatırım olabilir.
Tek bir parametre hiçbir zaman tüm hikayeyi anlatmaz. Fonksiyonel tıp, bu değerleri birer yapboz parçası gibi birleştirerek size özel sağlık haritasını çıkarır.
Fonksiyonel Tıp bakış açısını benimseyen bir diyetisyen olarak her şeyden önce kan tahlilinizi bu optimal seviyeye göre değerlendirip beslenmenizi kan tahlilindeki eksiklik/fazlalığa göre Allah’ın izniyle maksimum faydayı yakalayabileceğimiz şekilde düzenliyorum. Fonksiyonel Tıp bakış açısını benimseyen doktorunuzun da tavsiyesiyle temiz içerikli takviyelerden de destek alıyoruz.
Not: Bu yazıda belirtilen değerler genel bilgilendirme amaçlıdır. Her bireyin biyokimyasal yapısı farklıdır ve sonuçlar mutlaka bir uzman hekim tarafından değerlendirilmelidir.